04/01/2012

Büyük Günahlar 72 Büyük Günah

Büyük Günahlar (72 Büyük Günah)
Büyük Günahlar (72 Büyük Günah)!!!

A- İmanın Şartlarıyla İlgili Büyük Günahlar

İmanın şartlarıyla ilgili büyük günahlar iman esaslarının uzantısı durumundaki yanlış ve bozuk inançlardır:

1- Allah'a şirk koşmak.

2- Falcılara kahinlere sihirbazlara gâipten (:gaybden) haber verdiklerini iddia edenlere inanmak ve kapılmak.

3- Allah'tan başkasına yemin etmek.

4- Dininden dönüp mürted olmak.

5- Kur'an-ı Kerim'i ezberleyip unutmak; okumasını öğrendikten sonra unutmak.

6- Dünyaya muhabbet etmek/bağlanmak.Dünya muhabbetine düşüp âhireti unutmak dinî vazifeleri terk etmek.

7- Hz. Peygambere yalan/hilaf (:gerçek dışı) söz isnad etmek onun söylemediği bir sözü söylemek.

8- Hz. Peygamber'in (s.a) ashabına/sahabeye dil uzatmak/kötü söz söylemek ve onlara sövmek.

9- Mukaddesata küfretmek bunları alaya almak.

B- İslâm'ın Şartlarıyla İlgili Büyük Günahlar

İslâm'ın şartlarıyla ilgili büyük günahlar İslâm'ın şartlarıyla ilgili olumsuz tutum ve davranıları hatırlatıcı ve açıklayıcı esaslardır:

10- Bir namaz vaktini kaçıracak kadar cünüplükten temizlenmemek; cünüp gezmek.

11- Vaktinden evvel ezan okumak ve namaz kılmak.

12- Beş vakit namazı vakitlerinde kılmayıp kazaya bırakmak.

13- Bir özür olmadığı halde Ramazan orucu tutmamak müslümanların önünde oruç yemek.

14- Malının zekâtını ve mahsulünün öşürünü vermemek.

C- Helal-Haramla İlgili Büyük Günahlar

72 Büyük Günah'ın bir kısmı inançtan uygulamaya helal-haram konularına dairdir:

15- Helalı helal bilip itikat etmemek; haramı/haram olanı haram bilip itikat etmemek.

16- Erkekler ve kadınlar şehveti tahrik edecek şekilde giyinmek.

17- Erkekler ipekli giyinmek âlâyişli/gösterişli bir şekilde süslenmek.

18- Edep yerlerini/avret mahallini açmak başkasına göstermek; başkasının avret yerine bakmak.

19- Kadınlar erkek elbisesi giymek; erkekler kadın elbisesi giymek; karşı cinse benzemeye çalışmak.

20- Karnı doyduktan sonra yemek/yemeğe devam etmek.

21- Şarap ve alkollü içkiler içmek; Keyif verecek (esrar eroin gibi uyuşturucu) şey yemek-içmek.

22- Köpek artığını yemek.

23- Domuz eti ve yağı yemek.

24- Ölmüş hayvan (meyte:leş) eti yemek ve yedirmek.

25- Birbirine nişan almak/nişan dökmek (dövme yaptırmak gibi).

26- Faiz (riba) almak ve vermek tefecilik yapmak.

27- Hırsızlık etmek.

28- Elin/başkasının malını zorla gasbetmek/cebren almak.

D- Ahlâkla İlgili Büyük Günahlar 72 büyük günahın önemlice bir bölümü güzel ahlâkın (ahlâk-ı hamîde) zıddı olan kötü ahlâkla (ahlâk-ı zemîme/rezîil) ilgilidir:

29- Anaya babaya asi olmak onları dövmek.

30- Sıla-i rahmi terk/kat-ı rahim etmek; akrabalarla bağlantıyı kesip onları ziyaret etmemek varsa hâcetlerini görmemek.

31- Haset etmek.

32- Emanete hıyanet etmek.

33- Müslüman veya kâfir bütün insanlara hıyanet etmek.

34- Mü'minin imana ve İslam'ın emirlerine itaate dair olan taraflarını alaya almak.

35- Küfür ve fuhuş sözler konuşmak.

36- Söz/laf taşımak koğuculuk etmek (:nemîme).

37- Gıybet/dedikodu etmek.

38- Mü'min kardeşinin hatırını/gönlünü yıkmak/kalbini kırmak.

39- Namuslu kadınlara dil uzatmak/bir saliha/namuslu hatuna ********* demek namuslu kadınlara ait aile sırlarını yaymak.

40- Kadınlar erkeklerinin yatağından kaçmak.

41- Avretler (:kadınlar) erinin ziyanına varmak/kocasından izinsiz ziyarete gitmek.

42- İki kızkardeşi birden nikâh altında tutmak

43- Ehlinin (karısının) oyluğunu (:avret ve mahrem yerlerini) anasının oyluğuna benzetmek (zıhar yapmak:Türkçe'de 'anam avradım olsun' demek gibi).

44- Ehlinin anasına sövmek.

45- Cahil kalmak; dinî vazifeleri farzları vacipleri sünnetleri öğrenmeyip cahillikte ısrar etmek cahillikte ısrar etmek. (Dünya ve âhiret işlerine ve dinine ait bilgileri (farzları ve haramları) öğrenmemek cahillikten sakınmamak. Dinî hükümleri öğrenmeyenler rahatlıkla haram işleyebilir).

46- Cahillik ne musibettir bilmemek (Bilmediğini bilmeyen de rahatlıkla harama düşebilir).

47- Ölçüyü ve tartıyı düzgün ve adaletli yapmamak hileli yapmak.

48- Allah Teâlâ'nın azabından emin olmak/korkmamak; kurtuluşa ermiş özel kişilerden olduğu sanısına kapılmak.

49- Allah'ın rahmetinden ümit kesmek.

50- Zina etmek meşru olmayan şehevi zevkler peşinde koşmak; kendine zina ettirmek.

51- Eşcinsel ilişkiye girmek (livâta etmek sevicilik yapmak kendisine livâta ettirmek).

52- Loğusa ve âdet halinde karısına yaklaşmak/cinsel ilişkiye girmek.

53- Mecburiyet olmadan/özürsüz elin/başkasının avretine (avradına)/karısına kızına şehvetle bakmak.

54- Kibirlenmek/tekebbür etmek(:büyüklük taslamak; kendini üstün görmek; tevazudan uzaklaşmak); Kibirlenip insanlara zulüm ve tahakküm etmek.

55- Haksız yere yetim malı yemek. (* Nisa 4/10)

56- Ölüm döşeğindeyken varisten/mirasçıdan mal kaçırmak.

57- Yalan söylemek

58- Yalan/boş yere yemin etmek çok çok yemin etmek.

59- Yalan yere/yalancı şahitlik yapmak; hak/doğru şahitliğe varmamak/gitmemek.

60- Canlı bir hayvanı ateşe atmak.

61- Cimrilik ve hasislik/nekeslik etmek (bul ve şuhh).

62- Yapılan iyiliği başa kakmak/Bir adama iyilik edip sonra başına kakmak.

63- Zorunlu olmayarak kahkahayla çok gülmek.

64- Tegannî etmek (ahlâksız şarkı sözlerilar söylemek).

G- Günahlarla İlgili Büyük Günahlar

72 büyük günahın birkaçı günah işler yapmakla ilgilidir:

65- Günah/küçük günah işlemekte ısrar etmek/Çok çok günahına musır olmak.

66- Harem-i Kâbe'de günah işlemek.

H- Toplum Hayatıyla İlgili Büyük Günahlar 72 Büyük Günah'ın son bölümü toplumsal ve siyasî hayatla ilgilidir:

67- Ülülemre (devletin meşru yönetimine ve kanunlarına) itaat etmemek; devlete amirlere isyan etmek.

68- Haksız yere bilerek adam öldürmek.

69- İntihar etmek.

70- Harpte düşmandan korkup kaçmak; Allah yolunda cihadı terk etmek.

71- Rüşvet almak ve vermek.

72- Gücü yeten kimsenin münkeri/kötülüğü menetmemesi/engellememesi. (Vecdi Akyüz)

 

22:18 Scritto da: kurtbey in Din ve islam | Link permanente | Commenti (0) | Tag: büyük, günahlar, 72, günah | | |  Stampa | Bizim Site Bizimsite Turkiyenin en iyi sitesi BizimSite

02/01/2012

La Tahzen! İnnALLAHe-l meana! Ne Demektir

La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!" Ne Demektir

    La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!"


    Asırlar öncesinden, hicretin en can alıcı noktasında, sevr mağarasından tüm insanlığa bir teselli mesajı yükseldi :

    La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!"
    "Üzülme, Allah bizimle beraberdir."

    Pekiyi, sadece Hz. Ebu Bekir’e miydi bu teselli?.. Sadece müşriklerin şerrinden sığınmaya mıydı?..

    Hayatın, imtihan ekseninde, bazı kırılma noktalarında vardır.. Bu noktalarda, sonsuz bir kudrete dayanma arzusu, zirveye çıkar.. Sebepler sükût ettiğinde, çaresizlik tüm çareleri tükettiğinde, artık O’ndan (c.c.) başka hiçbir yardımcının kalmadığını hissettiğinde, bu teselli, rahmetin kucağına sevkin başlangıcı olur..

    İşte hicret sahnelerinden birinde ve en birincisinde, Allah (c.c.) tam emniyet ve tevekkül ile kendisini, Kendine emanet edene, yardımını nasıl yetiştiriyordu, eskimeyen levhalardan bir kez daha izleyelim..

    En güzel’in (s.a.v.) hayatı, hayata da en güzel örnekti.. Çünkü Alemlerin Rabbi, O’nu alemlere rahmet göndermişti.. Hayat seyrinde, itaatten ibadete, ahlaktan tevekküle her şeyde “zirve” olduğu gibi, Rahmetin de tecessüm etmiş bir timsali olan Efendimiz (s.a.v.), sebeplerin sükûta yaklaştığı son noktada, sadık dostuna işte böyle teselli vermişti..

    Eğilseler ayaklarını görecekleri kadar yaklaşan müşrikleri gören Ebu Bekir (r.a.) Kâinatın efendisine zarar verirler endişesi ile :

    "-Yâ Resûlallah!" dedi. "-Beni öldürseler de gam çekmem. Ben nihâyet bir ferdim. Amma, Allah göstermesin, sana bir zarar ve ziyan eriştirecek olurlarsa bu, bütün ümmetin helâkine sebep olur."

    Rasulullah endişesiz ve mütebessimdi.. Çünkü öyle birine inanmış güvenmişti ki, O (C.C.) kendisini bırakmazdı.. Asılardır, hassas kulaklarda ve kalblerde yankı bulan şu cümle ile teselli verdi son peygamber arkadaşına:

    "Üzülme, Allah bizimle beraberdir."

    Hz. Ebû Bekir:

    "-Yâ Resûlallah" dedi.

    "-Onlardan birisi eğilip de ayaklarının dibinden bir bakıverse, bizi görür."

    İki cihanın mefhari olan Efendimiz, yine emîn ve tam tevekkül ile şunları demişti:

    "-Yâ Ebâ Bekir, iki kişinin üçüncüsü Allah olursa,

    sen âkibetin ne olacağını zannediyorsun?

    Yakalanacağımızı mı sanırsın?"
    Allah’a tam tevekkül edene yardım, işte böyle yetişiyordu.. Hem hiç umulmadık yardımcılarla…

    Müşriklerin rehber olarak yanlarına aldıkları iz sürücü, kavminin en iyisiydi.. Adeta havadaki kokudan iz sürebiliyordu..

    O kadar eminler ki kendilerinden; bu sefer yakalayacaklar ve başına büyük ödül konulan Allah rasulünü öldüreceklerdi.. Ama unuttukları bir şey vardı.. O’nun (s.a.v.) öyle bir gözeteni, koruyanı vardı ki; O’nu (s.a.v.) en güçsüz bir örümceğin ağı ile kibirli o müşriklerin gözlerinden ve şerrinden muhafaza edebilirdi ve etti..

    İz sürücü kendinden emindi : “-İşte buradalar” dedi.. Fahr-i Kâinat Efendimizle Sıddık-ı Ekber, konuşulanları duyuyorlardı.



    Ve ezelde vazife almış nöbetçiler işbaşındaydı.. İki yabani güvercin, bir de örümcek..

    Mağaranın dibine kadar giden o müşrik, bu nöbetçilere takılmış ve geri dönmüştü :

    "Mağaranın ağzında iki yabanî güvercinin yuva kurduğunu gördüm. Orada olduklarına asla ihtimal vermem" demişti.

    Azılı müşrik Ümeyye bin Halef ise, arkadaşlarına hiddetli hiddetli şöyle seslenmişti:

    "Hâlâ mağaranın orada ne dolaşıp duruyorsunuz. Orada örümceğin ağ bağladığını görmüyor musunuz? Vallahi ben, bu ağın Muhammed doğmadan önce gerilmiş olduğu kanaâtındayım."

    Hak; batıla bir kez daha üstün gelmişti.. Ve Cenâb-ı Hak, nöbetçi tayin ettiği bir örümcek ve iki yabanî güvercin ile Sevgili Resûlünü bütün Kureyş'e karşı korumuş oluyordu.

    Kul tam emniyetle Rabbine teslim olsun da, Rabbi onu rahmeti ile kuşatıp, koruması altına almasın, mümkün müydü bu?.. Tüm dizginler elinde bulunan Allah (c.c.), “Rabbim benimle beraber; beni görüyor, biliyor” teslimiyetine kayıtsız kalır mıydı hiç?.. Elbette kalmazdı, kalmadı ve kalmayacak da…

    İmtihan dünyasının senaryolarında bazen,“sıkıntılar” başrol oynar.. Hakîm ve Rahîm olan Rabb, hikmeti ve rahmeti ile vazifelendirir, musibeti.. Değil mi ki, başımıza her ne gelse O’ndan (c..c) gelir.. Bu noktada “Bela vereni” bulana, bela; rahmetin kâşifidir..
    Günah kirlerini, ateşe bırakmak istemeyen, rahmeti ile bu dünyada, geçici sıkıntılarla kulunu temizlemek isteyen Allah (c.c.) bununla, kuluna yakınlığını hissettirir..

    Kendisine kendinden daha yakın; kendinden daha şefkatli olanı bulan, daha neyi arar ki?.

    Madem bizimle beraberdir Allah (c.c.), o zaman telaşa gerek yok.. Her musibette, her çaresizlikte, ümmetinin derdi ile dertlenen Allah rasulü, şefkati ile başımızı okşar, ve fısıldar kulağımıza :

    “Korkma, üzülme, Allah seninle beraberdir!”

    inşallah RABBİM hep bizlerle olur ...

18:37 Scritto da: kurtbey in Din ve islam, Eğitim Öğretim | Link permanente | Commenti (0) | Tag: la, tahzen!, İnnallahe-l, meana!, ne, demektir | | |  Stampa | Bizim Site Bizimsite Turkiyenin en iyi sitesi BizimSite

01/01/2012

Sıkıntıdan Kurtulmak İçin Okunacak Dua

Sıkıntıdan Kurtulmak İçin Okunacak Dua

Devamini Okuyunuz ...

15:24 Scritto da: kurtbey in Din ve islam | Link permanente | Commenti (1) | Tag: sıkıntıdan, kurtulmak, İçin, okunacak, dua | | |  Stampa | Bizim Site Bizimsite Turkiyenin en iyi sitesi BizimSite

İslamda Cinsel İlişkinin Yasak Olduğu Anlar

    İslamda Cinsel İlişkinin Yasak Olduğu Anlar

İslamda Cinsel İlişkinin Yasak Olduğu Zamanlar Dinimizİslam çok ince bir din olup aslında bu yasakları sadece bizlerin sağlığı için koymuştur.İslamda ...

Devamini Okuyunuz ...

12:55 Scritto da: kurtbey in Din ve islam | Link permanente | Commenti (0) | Tag: İslamda cinsel, İlişkinin, yasak, olduğu, anlar | | |  Stampa | Bizim Site Bizimsite Turkiyenin en iyi sitesi BizimSite

28/12/2011

islamın şartları

İSLAM VE İSLAM'IN ŞARTLARI

İslam, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in Allah'tan aldığı kesin olarak bilinen dini emir ve yasakları kalb ile doğrulayıp, bu emir ve yasakların gereği olan iş ve davranışları yapmaktır.

İslam'ın şartları beştir: 

1. Allah'tan başka hiç bir ilah olmadığını, Muhammed (s.a.v.)'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğunu kesin surette bilmek ve bunan inanmak. (Kelime-i Şehadet getirmek. - İman nedir? Nasıl İman Edilir? bölümüne bakınız!- )

2. Namaz kılmak.

3. Ramazan orucunu tutmak.

4. Zekat vermek.

5. Haccetmek.

 

MÜKELLEF 

Mükellef Kime Denir? 

Erginlik çağına gelen akıllı insanlara mükellef denir.

Mükellef, dinin emirlerini yapmak ve yasaklarından sakınmakla sorumludur. Mükellef sayılmak için insanda iki şartın bulunması gerekir;

1– Akıllı olmak,

2– Erginlik çağına gelmek.

Akıllı olmayan deliler ile erginlik çağına gelmemiş çocuklar mükellef değildirler.

Erginlik (büluğ) çağı, çocukların vücut yapılarına ve iklim şartlarına göre değişir. Erginlik erkek çocuklarında oniki ile onbeş, kız çocuklarında dokuz ile onbeş yaşları arasında olur. Onbeş yaşını bitirdiği halde kendisinde erginlik belirtileri görülmeyen çocuklar erkek olsun, kız olsun erginlik çağına gelmiş sayılır ve dinin emir ve yasaklarına uymakla sorumlu olurlar.

Mükellefle İlgili Hükümler 

Mükellefle ilgili hükümler sekizdir. Bunlara " Ef'al-i Mükellefin " denir:

1) Farz: 

Dinimizce, yapılması kesinlikle emredilen şeye farz denir. Namaz kılmak, oruç tutmak ve zekât vermek gibi.

Farzın Hükmü: Farz olan görevleri yapan, karşılığında sevab kazanır. Özürsüz olarak yapmayan azabı hak etmiş olur. Farzı inkâr eden dinden çıkar.

Farz İki Çeşittir: 

a) Farz-ı Ayın: Her mükellefin yapması gereken farz demektir. Beş vakit namaz kılmak gibi.

b) Farz-ı Kifaye: Bazı mükelleflerin yapması ile diğerlerinin yapması gerekmeyen farz demektir. Cenaze namazı kılmak gibi. Bazı müslümanlar bir ölünün cenaze namazını kılarsa farz olan görev yerine getirildiğinden, diğer müslümanların ayrıca o ölü için cenaze namazı kılmaları gerekmez.

2) Vacib: 

Farz kadar kesin olmamakla beraber kuvvetli bir delil ile yapılması emredilen şeye vacib denir. Bayram namazı kılmak, fıtır sadakası vermek ve kurban kesmek gibi.

Vacibin Hükmü: Vacipleri yapan sevab kazanır. Özürsüz olarak yapmayana azap gerekir.

3) Sünnet: 

Farz ve vacipten başka Peygamberimizin ibadet niyetiyle yaptığı şeye sünnet denir.

Sünnet İkiye Ayrılır:

a) Sünnet-i Müekkede: Peygamberimizin çoğu zaman yaptığı, pek az terkettiği sünnete Sünnet-i Müekkede denir. Sabah, öğle ve akşam namazlarının sünnetleri gibi.

b) Sünnet-i Gayri Müekkede: Peygamberimizin ara sıra yaptığı sünnete Sünnet-i Gayri Müekkede denir. İkindi namazının sünneti ile yatsının ilk sünneti gibi.

Sünnetin Hükmü: Sünnetleri yapan sevab kazanır. Peygamberimizin şefaatine nâil olur. Sünneti bile bile terk edenler azarlanır.

4) Müstehab: 

Peygamberimizin bazen yapıp, bazen de yapmadığı şeye Müstehab denir. Kuşluk namazı kılmak gibi.

Müstehabın Hükmü: Müstehab olan şeyleri yapan sevab kazanır, yapmayan azarlanmaz.

5) Mübah: 

Mükellefin yapıp yapmamakta serbest olduğu şeylere mübah denir. Oturmak, yürümek ve uyumak gibi.

Mübah'ın Hükmü: Mübah'ı yapan sevap kazanmaz, yapmayan da günah işlemiş olmaz.

6) Haram: 

Dinimizce yapılması kesin olarak yasaklanan şeye Haram denir. Haksız yere adam öldürmek, hırsızlık yapmak, içki içmek, kumar oynamak, domuz eti yemek, anne ve babaya karşı gelmek gibi.

Haramın Hükmü: Haramı işleyen kimse ceza ve azabı hak etmiş olur. Allah korkusundan dolayı haramdan kaçınan sevab kazanır. Haramı inkâr eden dinden çıkar.

7) Mekruh: 

Haram kadar kesin olmamakla beraber, dinimizce yapılmaması istenen şeye mekruh denir.

Mekruh İkiye Ayrılır: 

a) Kerahet-i Tahrimiyye=Harama Yakın Mekruh: Vacipleri yerine getirmemek gibi.

Hükmü: Böyle bir mekruhu işlemekten sakınan sevab kazanır. Yapan günah işlemiş olur.

b) Kerahet-i Tenzihiyye=Helâla Yakın Mekruh: Sünnet ve müstehapları yapmamak gibi.

Hükmü: Bu gibi mekruhlardan sakınanlar sevab kazanır, işleyenlere ceza gerekmez.

8) Müfsid: 

Başlanmış olan bir ibadeti bozan şeylere denir. Namaz kılarken konuşmak, oruçlu iken bilerek yiyip içmek gibi. Konuşmak namazı,yiyip içmek de orucu bozar.

Hükmü: Özürsüz olarak ve bile bile ibadeti bozmak azabı gerektirir.

21:41 Scritto da: kurtbey in Din ve islam | Link permanente | Commenti (0) | Tag: islamın, şartları, islamın şartları | | |  Stampa | Bizim Site Bizimsite Turkiyenin en iyi sitesi BizimSite