02/01/2012
La Tahzen! İnnALLAHe-l meana! Ne Demektir
La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!" Ne Demektir
La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!"
Asırlar öncesinden, hicretin en can alıcı noktasında, sevr mağarasından tüm insanlığa bir teselli mesajı yükseldi :
La Tahzen! İnnALLAHe-l meana!"
"Üzülme, Allah bizimle beraberdir."
Pekiyi, sadece Hz. Ebu Bekir’e miydi bu teselli?.. Sadece müşriklerin şerrinden sığınmaya mıydı?..
Hayatın, imtihan ekseninde, bazı kırılma noktalarında vardır.. Bu noktalarda, sonsuz bir kudrete dayanma arzusu, zirveye çıkar.. Sebepler sükût ettiğinde, çaresizlik tüm çareleri tükettiğinde, artık O’ndan (c.c.) başka hiçbir yardımcının kalmadığını hissettiğinde, bu teselli, rahmetin kucağına sevkin başlangıcı olur..
İşte hicret sahnelerinden birinde ve en birincisinde, Allah (c.c.) tam emniyet ve tevekkül ile kendisini, Kendine emanet edene, yardımını nasıl yetiştiriyordu, eskimeyen levhalardan bir kez daha izleyelim..
En güzel’in (s.a.v.) hayatı, hayata da en güzel örnekti.. Çünkü Alemlerin Rabbi, O’nu alemlere rahmet göndermişti.. Hayat seyrinde, itaatten ibadete, ahlaktan tevekküle her şeyde “zirve” olduğu gibi, Rahmetin de tecessüm etmiş bir timsali olan Efendimiz (s.a.v.), sebeplerin sükûta yaklaştığı son noktada, sadık dostuna işte böyle teselli vermişti..
Eğilseler ayaklarını görecekleri kadar yaklaşan müşrikleri gören Ebu Bekir (r.a.) Kâinatın efendisine zarar verirler endişesi ile :
"-Yâ Resûlallah!" dedi. "-Beni öldürseler de gam çekmem. Ben nihâyet bir ferdim. Amma, Allah göstermesin, sana bir zarar ve ziyan eriştirecek olurlarsa bu, bütün ümmetin helâkine sebep olur."
Rasulullah endişesiz ve mütebessimdi.. Çünkü öyle birine inanmış güvenmişti ki, O (C.C.) kendisini bırakmazdı.. Asılardır, hassas kulaklarda ve kalblerde yankı bulan şu cümle ile teselli verdi son peygamber arkadaşına:
"Üzülme, Allah bizimle beraberdir."
Hz. Ebû Bekir:
"-Yâ Resûlallah" dedi.
"-Onlardan birisi eğilip de ayaklarının dibinden bir bakıverse, bizi görür."
İki cihanın mefhari olan Efendimiz, yine emîn ve tam tevekkül ile şunları demişti:
"-Yâ Ebâ Bekir, iki kişinin üçüncüsü Allah olursa,
sen âkibetin ne olacağını zannediyorsun?
Yakalanacağımızı mı sanırsın?"
Allah’a tam tevekkül edene yardım, işte böyle yetişiyordu.. Hem hiç umulmadık yardımcılarla…
Müşriklerin rehber olarak yanlarına aldıkları iz sürücü, kavminin en iyisiydi.. Adeta havadaki kokudan iz sürebiliyordu..
O kadar eminler ki kendilerinden; bu sefer yakalayacaklar ve başına büyük ödül konulan Allah rasulünü öldüreceklerdi.. Ama unuttukları bir şey vardı.. O’nun (s.a.v.) öyle bir gözeteni, koruyanı vardı ki; O’nu (s.a.v.) en güçsüz bir örümceğin ağı ile kibirli o müşriklerin gözlerinden ve şerrinden muhafaza edebilirdi ve etti..
İz sürücü kendinden emindi : “-İşte buradalar” dedi.. Fahr-i Kâinat Efendimizle Sıddık-ı Ekber, konuşulanları duyuyorlardı.
Ve ezelde vazife almış nöbetçiler işbaşındaydı.. İki yabani güvercin, bir de örümcek..
Mağaranın dibine kadar giden o müşrik, bu nöbetçilere takılmış ve geri dönmüştü :
"Mağaranın ağzında iki yabanî güvercinin yuva kurduğunu gördüm. Orada olduklarına asla ihtimal vermem" demişti.
Azılı müşrik Ümeyye bin Halef ise, arkadaşlarına hiddetli hiddetli şöyle seslenmişti:
"Hâlâ mağaranın orada ne dolaşıp duruyorsunuz. Orada örümceğin ağ bağladığını görmüyor musunuz? Vallahi ben, bu ağın Muhammed doğmadan önce gerilmiş olduğu kanaâtındayım."
Hak; batıla bir kez daha üstün gelmişti.. Ve Cenâb-ı Hak, nöbetçi tayin ettiği bir örümcek ve iki yabanî güvercin ile Sevgili Resûlünü bütün Kureyş'e karşı korumuş oluyordu.
Kul tam emniyetle Rabbine teslim olsun da, Rabbi onu rahmeti ile kuşatıp, koruması altına almasın, mümkün müydü bu?.. Tüm dizginler elinde bulunan Allah (c.c.), “Rabbim benimle beraber; beni görüyor, biliyor” teslimiyetine kayıtsız kalır mıydı hiç?.. Elbette kalmazdı, kalmadı ve kalmayacak da…
İmtihan dünyasının senaryolarında bazen,“sıkıntılar” başrol oynar.. Hakîm ve Rahîm olan Rabb, hikmeti ve rahmeti ile vazifelendirir, musibeti.. Değil mi ki, başımıza her ne gelse O’ndan (c..c) gelir.. Bu noktada “Bela vereni” bulana, bela; rahmetin kâşifidir..
Günah kirlerini, ateşe bırakmak istemeyen, rahmeti ile bu dünyada, geçici sıkıntılarla kulunu temizlemek isteyen Allah (c.c.) bununla, kuluna yakınlığını hissettirir..
Kendisine kendinden daha yakın; kendinden daha şefkatli olanı bulan, daha neyi arar ki?.
Madem bizimle beraberdir Allah (c.c.), o zaman telaşa gerek yok.. Her musibette, her çaresizlikte, ümmetinin derdi ile dertlenen Allah rasulü, şefkati ile başımızı okşar, ve fısıldar kulağımıza :
“Korkma, üzülme, Allah seninle beraberdir!”
inşallah RABBİM hep bizlerle olur ...
18:37 Scritto da: kurtbey in Din ve islam, Eğitim Öğretim | Link permanente | Commenti (0) | Tag: la, tahzen!, İnnallahe-l, meana!, ne, demektir |
| |
Stampa |
01/01/2012
2012 Diesel Bayan Giyim Modelleri Bu Yıl Ne Giyeceksiniz
2012 Diesel Bayan Giyim Modelleri Bu Yıl Ne Giyeceksiniz
Evet bayanlar bakalım bu yıl diesel sizler için neler çıkarmış.
2012 Diesel Bayan Giyim Modelleri






15:30 Scritto da: kurtbey in Elbiseler Kılık Kıyafet | Link permanente | Commenti (0) | Tag: 2012, diesel, bayan, giyim, modelleri, bu, yıl, ne, giyeceksiniz |
| |
Stampa |
2012 Yılı Asgari Ücret Ne Kadar Oldu
![]()
Asgari Ücret 2012 Zam Oranları Miktarı
Yaklaşık olarak 5 Milyon kişiyi ilgilendiren Asgari Ücret zamları açıklandı. Asgari ücret ilk altı 6 ay için 5.91, ikinci 6 ay için yüzde 6.09 arttı. 2012′deki yılık artış yüzde 12.37 oldu.
Yapılan bu zam oranlarından sonra 2012 yılında uygulanacak asgari ücret şöyle belirlendi. 16 yaşını doldurmuş işçiler için brüt ilk 6 ay için 886,50 TL, ikinci …
15:20 Scritto da: kurtbey in Magazin Güncel Aşk Dedikodu | Link permanente | Commenti (0) | Tag: asgari, Ücret, ne, kadar, oldu |
| |
Stampa |
28/12/2011
Diyorlar ya ne derse desinler

Yazan : Naz68 68 ortaköy
naz68
diyorlar desinler
Üzülüyorsun,takma diyorlar.
Kızıyorsun,değmez diyorlar.
Boşveriyorsun;gamsız diyorlar.
Susuyorsun,iki çift laf et diyorlar.
Konuşuyorsun,muhatap olma diyorlar.
Çekip gidiyorsun, mücadele et diyorlar.
Alttan alıyorsun,tepene çıkardın diyorlar.
Bağırıyorsun,sakin ol diyorlar.
Aklı başında davranıyorsun,bu kadar uslu olunmaz diyorlar.
Dikine gidiyorsun,yaşına başına yakışmaz diyorlar.
Ölünce ne diyecekler?
Muhtemelen; Ölüm sana yakışmadı.
Normal tabii,dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler......
22:07 Scritto da: kurtbey in Magazin Güncel Aşk Dedikodu, Yazılar Fıkralar Şiirler | Link permanente | Commenti (0) | Tag: diyorlar, ya, ne, derse, desinler |
| |
Stampa |
Bugün ne pişirelim Bugünkü yemek menümüz ne pişirsem
Bugün ne pişirelim Bugünkü yemek menümüz ne pişirsem
bugun ne pisirelim isteyen buraya aksamki menusunu yazar yada aksam yemek yapacaklara yemek listesi verir
bugunku yemek menumuz
bu konu altinda yazabilirsiniz
bu sekilde degisik sekilde menuler cikar ortaya
21:47 Scritto da: kurtbey in Yemek tarifleri Mutfak Köşesi | Link permanente | Commenti (0) | Tag: bugün, ne, pişirelim, bugünkü, yemek, menümüz, pişirsem |
| |
Stampa |
