29/01/2012
Sivas
Sivas Bölgesinin M.O. 7000 - 5000'li yıllardan itibaren (Neolitik Dönem) iskan edildiği anlaşılmaktadır. Bölge coğrafi yapısı gereği arkeoloji literatüründe Doğu Kapodokya'diyede adlandırılır. Anadoluda M.d. 1800 lü yıllarda ilk siyasi birliği kurarak imparatorluğa geçen Hititler'in yerleşim alanları içerisinde bulunan Sivas, Firigyalıların, Lidyalıların, Romalıların ve Bizanslıların egemenliğinde, Diapolls ve Sebastgibi isimler de almıştır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah'ın komutanlarından Emir Danişment 1071 de Sivas'ı fethederek Danişrnent Beyliğini kurmuştur. Sultan İzzettin Keykavus Sivas'ı 1220 yılında Selçuklu Devletinin başkenti yapmış, 1343 8217 te Eratna Devleti, de Kadıburhanettin Devleti Sivas'ta kurulmuş.... 1413 yılında Sivas Osmanhılar'ın egemenliğine girdikten sonra Eyalet-i Rum adı altında Amasya, Çorum, Yozgat, Divriği, Samsun ve Arapkir şehirlerini kapsayan geniş bir bölgenin eyalet merkezi olmuştur. Milli mücadelenin en önemli tarihlerinden biri olan 4 Eylül da Büyük Atatürk'ün BaşkanIığında Sivas Kongresi Sivasımızda toplanmış ve yeni Türkiye Curnhuriyeti'nin temelleri Sivasta atılmıştir. Kısa Genel Bilgiler: Sivas Adı!... Rivâyete göre Sivas kurulmadan önce ulu ağaçlar altında kaynayan üç pınar varmış. Bu pınar Allahü teâlâya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş. Bu üç pınara "Sipas Suyu" denirmiş. Zamanla mukaddes sayılan bu üç pınarın etrâfında küçük bir yerleşim merkezi kurulmuş ve "Sipas" ismi verilmiştir. Diğer bir rivâyete göre ise Sivas ismi eski kavimlerden"Sibasipler"den gelmektedir. Başka bir rivâyete göre "Ogüst şehri" mânâsına gelen "Sebast" kelimesinden gelmektedir. Sivas ilk çağlarda Talavra, Megalapolis, Karana ve Diyapolis isimleriyle anılmıştır. Sivas ismi için en kuvvetli rivâyet, Selçuklu Oğuz Türklerinin lehçesinde "üç değirmen" mânâsına gelen "Sebast" kelimesinden gelmiş olmasıdır. Sebast ismi zamanla halk dilinde Sivas olarak yerleşmiştir.
00:09 Scritto da: kurtbey in Ülkemizi Tanıyalım | Link permanente | Commenti (0) | Tag: sivas, ili, tanitimi, sivas hakkinda, sivas ili tanitimi |
| |
Stampa |
Konya
Konya''da ve çevresinde yerleşik düzen Prehistorik (Tarih öncesi) çağdan başlar. Bu çağ içinde Neolitik - KaIkolitik - Erken Bronz Çağ kültürlerini görürüz. Bu çağın iskan yeri olan höyükler, Konya il sınırları içindedir. (Çeşmelisebil''in ortasında da bir adet höyük vardır.) Neolitik Devre (MÖ. 7000-5500) ait buluntular, Çatalhöyük''teki arkeolojik kazılarda meydana çıkmıştır. Bugün Konya''nın bir semtinin içinde kalan Karahöyük''te Hitit iskanı görülmektedir. Senelerdir sürdürülen arkeolojik kazılar bu çağı anlatan buluntular vermektedir. Anadolu''da Hitit egemenliğine son veren Friygler Trakya''dan Anadolu''ya göç etmiş kavimlerdir. Alaaddin Tepesi ve Karapınar, Gıcıkışla, Sızma''dan elde edilen buluntular MÖ VII. yüzyıla aittir. Frygyalılardan sonra Konya (KAVANİA) Lidyalılar ve İskender''in istilasına uğramıştır. Daha sonraları Anadolu''da Roma hakimiyeti sağlanınca Konya İkonium olarak varlığını korumuştur. (MÖ 25) Antalya''dan Anadolu''ya çıkan Hıristiyan azizlerden St. Paul Antiochia (Yalvac''a) sonra İkonium''a (Konya''ya) gelmiştir. Bu devirde Hatunsaray Lystra-Derbe ve Laodica (Ladik; Halıcı) ve Sille önemli Bizans yerleşim yeridir. İslamiyetin Anadolu''da yayılması ile Bizans''a (Yani İstanbul''a) Arap akınları başlamıştır. Emeviler, Abbasiler, Konya üzerinden akınlar yapmışlardır. 1071 tarihindeki Malazgirt Meydan Savaşı''ndan sonra Anadolu''nun büyük bir kısmı ile beraber Konya''da Selçuklular tarafından Bizanslıların elinden alınmıştır. Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah 1076 tarihinde Konya yı başşehir yapmıştır.1080 tarihinde başkent İznik''e nakledilmiştir. Kılıç Aslan I. 1097 tarihinde başşehri Konya''ya taşımıştır. Konya 1097 tarihinden 1277 tarihine kadar aralıksız Anadolu Selçuklularının başşehri olmuştur. Konya 1277 tarihinde Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından ele geçirilmiştir. Karamanoğulları devletinin egemenliğine geçmiştir. Osmanlı Padişahlarından Murat II. 1442 tarihinde de Karamanoğulları hakimiyetine son vermiştir. Konya Osmanlı Devleti zamanında şöhret ve itibarını devam ettirmiştir. Osmanlı sultanlarından Yavuz Sultan Selim, Mısır ve İran seferleri sırasında Konya''da konaklamıştır. Kanuni Sultan Süleyman İran, Murat IV ise Bağdat seferi sırasında Konya''da kalmışlardır. Cumhuriyet Devrinde hızla büyüyen ve gelişen Konya, tarihi eserleri ile bugün açık hava müzesi görünümünde bir şehirdir.
00:07 Scritto da: kurtbey in Ülkemizi Tanıyalım | Link permanente | Commenti (0) | Tag: konya, tanitimi, tarihi |
| |
Stampa |
Kirsehir
Kırşehir ilinin bulunduğu topraklar, tarihte Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititlerin toprakları içinde bulunuyordu. Hititlerin iç savaş ve iktidar kavgaları ile dağılıp yıkılmasından sonra bu topraklara Asurlular hakim olmuştur. Persler MÖ. 6. asırda bu bölgeyi istila etmişlerdir. MÖ. 4. asırda Makedonya kralı İskender Persleri yenmiş,Anadolu ve İran’ı istila ederek Makedonya devletine katmıştır. İskender’in ölümü ile bu bölge (Asya) Selevkos Devleti’nin nüfusunda kalmış ise de aslen bu bölge Kapadokya Krallığının olmuştur. Kapadokya Krallığı Roma İmparatorluğunun hakimiyetini tanımış ve bilahare Roma İmparatorluğu Kapadokya Krallığı ile birlikte bu bölgeyi kendine bağlamıştır. MS: 395 senesinde Roma İmparatorluğu Batı ve Doğu olarak ikiye bölününce bütün Anadolu gibi bu bölgede Doğu Roma (Bizans) ın payına düşmüştür. 1071’den sonra Anadolu toprakları Türklere açılınca, Kırşehir’in Türk tarihine katılma devri başlıyor. Kutalmış oğlu Süleyman Şah, kent ve çevresini Anadolu selçuklular’ına bağlıyor. 1402’de Osmanlı’lar Ankara savaşında, Timur’a yenilince, Kırşehir ve yöresi, Karamanlılar’a veriliyor. Çünkü bu savaşta Karamanlı’lar Timur tarafını tutup ona yardım etmişlerdir. Fatih Sultan Mehmet’in Karamanlı’ları yok etmesinden, Yavuz Sultan Selim’in Dulkadiroğullarını tarihten silmesinden sonra, Kırşehir kesinlikle Osmanlı’ların egemenliğine geçiyor. Celali isyancıları zaman zaman şehre saldırıp yağmalama yapmışlardır. Bir ara Selçuklulara bağlı Danişmendoğulları bu bölgede hakim olmuşlar ve 1120’de Selçuklulara bağlı bir vilayet daha sonra Konya Selçukluların bir vilayeti olmuştur. 12. asırın 2. yarısında şehir gelişmiş ve Anadolu’nun bağrın da en büyük ilim ve kültür merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kırşehir Anadolu da “ahlaki” denen tasavvufi esnaf teşkilatının en mühim merkezlerinden biri olması ile 14. asırda oldukça gelişmiştir. Meşhur Ahi Evran Kırşehir’e yerleşmiş, Mevlevi tarikatı gelişmiş ve büyük mutasavvıf ve Türk şairi Aşık Paşa burada yaşamıştır.Bu asırda müstesna bir kültür ve ilim merkezi olmuştur. 1.Dünya savaşı bitmiş, Osmanlılar savaşta yenilince savaşın galipleri, Anadolu’yu bölgelere ayırıp, istila etmeye başlamışlardır. Osmanlı sultanları, saltanatlarını sürdürmek için herşeye göz yummuşlardır. Halk durumunda menmun değildir. Bu görüşü savunanların başında Mustafa Kemal Paşa gelmektedir. Ya istiklal, ya ölüm parolasından yola çıkarak; er geç geldikleri gibi gideceklerdir, demektedir. Kırşehir bu tarihi yol ayırımında Mustafa Kemal Paşadan yana çıkar. Gerek yiyecek-giyecek, gerek para ve gerekse asker olarak tüm Gücünü Paşa’nın emrine verir. Kurtuluş savaşı sona erdiğinde, Kırşehir’li her aile ya birkaç Şehit vermiştir. Ya da her ailenin birkaç gazisi vardır. 19. yy ikinci yarısında Kırşehir sancağı Ankara vilayetine bağlandı. Cumhuriyet devrinde il merkezi oldu. 1954’te ilçe merkezi olarak yeni kurulan Nevşehir iline bağlandı ise de 1957 yılında yeniden kurulan Kırşehir iline merkez oldu.
00:01 Scritto da: kurtbey in Ülkemizi Tanıyalım | Link permanente | Commenti (0) | Tag: kirsehir, ili, tanitimi, kirsehir tanitimi |
| |
Stampa |
02/01/2012
Heykeltraş Nedir ? Tanıtımı
Heykeltraş Nedir ? Tanıtımı
Taş, beton, demir, sac, bronz, ağaç, polyester gibi maddeleri işleyerek anıtlar, abideler çeşitli şilt, plaket veya süs eşyaları yapan kişidir.
GÖREVLER
- Yapacağı eseri zihninde tasarlar,
- Kullanılacak malzemeyi seçer,
- Eserin, alçı, balmumu veya çamurla taslağını (eskizini) hazırlar,
- Taslağın ölçümlerini gerçek malzeme üzerine nokta veya çizgi halinde işaretler,
- Kullanılan malzemenin türüne göre uygun alet ve gereçleri kullanarak istenilen formu kabaca oluşturur,
- Taş ve beton dışındaki maddelerle çalışıyorsa ekleme, kalıp alma, kaynatma gibi yöntemlerle malzemeye şekil verir,
- Elmas veya çelik uçlu kalemlerle oluşturulan formun ince oyuntularını şekillendirir,
- Eserin yüzeyini parlatır.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Çeşitli ağırlık ve büyüklükte çekiçler,
- Elmas ve çelik uçlu kalemler,
- Murç, tarak, pergel, ölçüm aletleri,
- Ağrandizör (büyütme aleti), çeşitli elektrikli aletler,
- İskarpela, tahta tokmaklar,
- Taş, beton, alçı, ağaç, bakır, çamur, polyester, bronz, döküm vb. malzemeler.
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Heykeltraş olmak isteyenlerin;
- Üst düzeyde tasarım ve çizim yeteneğine sahip,
- Şekiller arasındaki ilişkileri, cisimlerin uzaydaki (mekandaki) durumlarını görebilen,
- Ellerini ve parmaklarını ustalıkla kullanabilen,
- Güzel sanatlara ilgili, yaratıcı
kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Heykeltraş çalışmalarını atölyede yürütür. Çalışma ortamı kirli, çamurlu fakat sakindir. Heykeltıraş genellikle tek başına çalışır, zaman zaman müşterilerle ve diğer sanatçılarla iletişim halinde olabilir.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Heykeltraşlar genellikle bağımsız çalışırlar. Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Müdürlüğüne bağlı kurumlarda, özel galerilerde sanat danışmanı olarak görev alabilirler. Üniversitelerde öğretim elemanı olarak görev yapabilirler. Heykeltraşlık düzenli gelir getiren bir meslek değildir. Bazı kimseler bu sanatı bir yan uğraş olarak sürdürdüklerinden ancak çok üstün yetenekli ve girişimci olanlar bu alanda kariyer edinebilirler.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi özel yetenek sınavı sonuçlarına göre öğrenci alan ve “Heykel” alanında eğitim veren “Güzel Sanatlar Fakülteleri ile Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakülteleri”nde verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Mesleğin eğitimine girebilmek için,
- Lise veya dengi okul mezunu olmak,
- Öğrenci Seçme Sınavı’nda (ÖSS) özel yetenek sınavına girmek için gerekli olan baraj puan almak,
- ÖSS'de başarılı olanlar girmek istedikleri fakülteye ön kayıtlarını yaptırarak özel yetenek sınavlarına katılırlar. Adaylar başvurdukları programların tüm yetenek sınavlarına katılmak zorundadırlar. Başarı gösteren adaylar kesin kayıt yaptırmaya hak kazanmaktadırlar.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Eğitim süresi 4 yıldır. Eğitim süresince, Temel Eğitim, Heykel, Anatomi, Sanat Anatomisi, Teknik Çizim, Perspektif, Uygarlık Tarihi, Fotoğrafçılık ve Temel Optik, Toplum Bilim, Desen, Sanat Tarihi, Antropoloji, Felsefe, Algı Psikolojisi, Görsel Algılama, Mitoloji, Heykel Teknikleri, Çağdaş Sanat ve Yorumu, Kitle İletişim Kurumları, Yöntembilim gibi dersler verilmektedir.
MESLEKTE İLERLEME
Lisans eğitiminden sonra alanlarında master (yüksek lisans) ve doktora eğitimi alarak akademik kariyer yapabilirler, yüksek öğretim kurumlarında araştırma görevlisi, doçent, profesör gibi unvanlarla öğretim üyesi olarak görev yapabilirler.
Çeşitli kuruluşlara sanat danışmanlığı yapabilir.
BENZER MESLEKLER: Ressamlık, kalıpçılık teknikerliği.
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
Öğrenciler eğitimleri süresince Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun verdiği öğrenci kredisi ile çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından sağlanan burslardan faydalanma olanaklarına sahiptirler.
Eğitim sonrası kazanç ise heykeltraşın yeteneğine, üretkenliğine, tanınmışlığına, girişkenliğine göre değişkenlikler göstermektedir.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER
- İlgili eğitim kurumları,
- Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi,
- Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.
18:07 Scritto da: kurtbey in Eğitim Öğretim | Link permanente | Commenti (0) | Tag: heykeltraş, nedir, tanıtımı |
| |
Stampa |
